David Foster Wallace

Author David Foster Wallace. (Photo by Steve Liss//Time Life Pictures/Getty Images)
Author David Foster Wallace. (Photo by Steve Liss//Time Life Pictures/Getty Images)

Bu da bir başka paradoks. Hayatınızdaki en mühim izlenimlerle düşüncelerin çoğu zihninizden öylesine hızlı geçiyor ki, burada “hızlı” doğru sözcük bile değil. Bunlar her birimizin yaşamını dayandırdığı muntazam, ardışık saat zamanından bütünüyle farklı ya da bu zamanın bütünüyle dışında görünüyor. Ve birbirimizle iletişim kurmak için kullandığımız doğrusal, bir sözcüğün ardından diğerinin geldiği dille o kadar az bağlantıları var ki, bir saliselik düşüncelerin ve içsel bağlantıların içeriğini bu dille anlatmaya çalışmak bile bir ömür sürebilir. Gene de, her birimiz içten içe bunun bir saçmalık olduğunu bilmemize ve bu rutine bağlanmış olmamıza rağmen, diğerlerine ne düşündüğümüzü aktarmak ya da onların ne düşündüklerini anlamak için bu dili kullanmayı deniyoruz. İçimizde dönüp duranlar kullandığımız sözcükler için öylesine hızlı, devasa ve birbirleriyle bağlı ki, herhangi bir anda sözcüklerin yapabileceği şey en fazla bütün bunların küçük bir parçasının dış hatlarının eskizini çıkarmaktan ibaret.
― David Foster Wallace
Tercüme: Taylan Taftaf

David Foster Wallace, The Pale King

davidfosterwallace

Havadan sudan konuştuğunuz, buna uygun ilk kişiye konuşmanızın ortasında birdenbire durup dikkatli bir şekilde bakın ve “Sorun ne?” diye sorun. Bunu endişeli bir tonda söyleyin. Size, “Ne demek istiyorsun?” diyecektir. “Yolunda olmayan bir şey var, bunu anlayabiliyorum. Sorun ne?” deyin. Şaşkınlığa düşmüş bir halde, “Nereden anladın?” diyecektir. Herkes için her zaman bir şeyin -çoğu zaman birden çok şeyin- yolunda olmadığının farkında olmadan. Herkesin her zaman yolunda olmayan bir şeylerle ortalıkta dolandığını ve hayatlarında hiçbir şeyin asla yanlış gitmediğini sandığı diğer insanların bunu görmesini engellemek için ciddi bir irade gücü gösterdiğine inandığını bilmeden.
― David Foster Wallace, The Pale King
Tercüme: Taylan Taftaf

Tony Wilson

tonywilson_granada

This is the tribute speech by Pete Tong on BBC Radio 1 Essential Mix two weeks after Tony Wilson’s death.

“This is a special essential mix for a very special man. My experiences of this man were never less than remarkable. Polite in an old English manner but so full of belief, self-assurance and confidence, it was almost overwhelming when you were in his presence. Never uncomfortable to champion the contrary point of view and if your cause was his mission then he’d make you feel absolutely brilliant.

Metin Demirhan

metin demirhan

Doksanların sonlarında İstanbul’da çıkan en fiyakalı fanzinlerden olan Zemberek’in dördüncü hamlesinin son sayfasında şöyle bir not vardı: “Zemb. kısa zamanda tükeniyor. Nassı oluyor lan? Bilinmiyor tabii. Lakin hamlenin bir nevi kült olarak algınlanması söz konusu ediliyor Met-Dem tarafından. Gerçi Met-Dem, Zemb.’e dair birçok şeyi abartması ile ünlenmiştir. Olm, acaip karılar alıyo la Zemb.’i. Entel-dantel tayfa olm. Garip şeyler. Bi tanesi memelerinin arasından çıkardı olm Zemb.’i. Üçüncü sayı ne zaman gelcek diye sordu. Ha bi de ibneler var. Yaşlısı genci bi sürü tip okuyo. Yeni hamle ne zaman gelcek diye soruyolar. Uğraşamıyom olm bunnarla!”

Thomas Pynchon, Against the Day

“En nihayetinde şehir, muayyen bir masumiyet yitiminin maddi ifadesine dönüştü. Cinsel ya da siyasi bir masumiyet değil, bir şehrin en iyi şartlarda nasıl bir yer olabileceğine dair müşterek bir hayaldi, yitirilen. Bu şehrin sakinleri hayata küstürülmüş ve hafızasını yitirmiş bir türe dönüştü ve bu şekilde kaldı. Yaralı ancak yaralanma anının hatırası üzerinden birbirleriyle bağlantıya geçemeyen, kendilerine saldıranın yüzünü hatırlayamayan bir tür.”
Thomas Pynchon, Against the Day
Tercüme: Taylan Taftaf